AYNAYA BAKMA VAKTİ: Kimi Aşağı Çekiyorsun?
Hayat yolculuğunda bizi bizden daha çok düşünen, potansiyelimize inanıp bizi yukarı taşımak için ter döken insanlara rastlarız. Ancak bazen egomuzun karanlık bir oyununa düşer, bu emeği takdir etmek yerine o kişiyi değersizleştirmeye çalışırız. Bu yazıda, kendi gelişimimize vurduğumuz o gizli darbeyi ve "kaybetme yoluna" nasıl girdiğimizi mercek altına alıyoruz.
Bazen hayatın koşturmacası içinde durup kendimizi izlememiz gerekir. Davranışlarımızı, tepkilerimizi ve en önemlisi, yanımızda duran insanlara karşı takındığımız tavrı... Geçenlerde zihnimden süzülüp kağıda dökülen bir düşüncemi paylaşmıştım, bugün o düşüncenin derinlerine inmek istiyorum:
“Senin daha iyi bir evlat, daha iyi bir öğrenci, daha iyi bir personel olman için çabalayan birinin değerini hafifletmeye çalışırken kendini yakalarsan, ciddi anlamda yanlış yoldasın demektir! Kaybetmek için çare arıyorsun demektir!"
Bu sözü öylesine söylemedim. Bu, bir gözlemin, bir tecrübenin ve bir hakikatin dışavurumu.
Gelişim Sancısı ve Yanlış Hedefler
İnsan, doğası gereği konfor alanını sever. Birisi çıkıp da bize "Daha iyisini yapabilirsin" dediğinde veya bizi potansiyelimize ulaşmamız için zorladığında, egomuz hemen savunma kalkanlarını kaldırır. Bizi yukarı çekmeye çalışan o eli, bizi kısıtlayan bir güç sanırız.
İşte tehlike tam burada başlar. Size emek veren kişinin değerini hafifletmeye çalışmak, aslında kendi gelişiminize ket vurmaktır. Anne-babanızın tecrübesini "eskimiş", hocanızın disiplinini "sertlik", yöneticinizin vizyonunu "baskı" olarak yaftaladığınızda; aslında size sunulan o merdiveni kendi ellerinizle kırarsınız.
Değersizleştirme Hastalığı
Neden yaparız bunu? Çünkü karşımızdakinin emeğini küçültmek, kendi tembelliğimizi veya yetersizliğimizi örtbas etmenin en zahmetsiz yoludur. "O zaten ne anlar ki?" dediğimiz her an, aslında kendi öğrenme sürecimizi baltalarız. Oysa hayat, kıymet bilenlerin omuzlarında yükselir.
Birinin sizin bir adım öne geçmeniz için kafa yormasını "sıradanlaştırmak", hayata karşı işlenmiş bir vefa suçudur. Ve emin olun, hayat bu suçun faturasını eninde sonunda "kaybederek" ödetir.
Yol Yakınken Dönmek
Eğer şu an bu yazıyı okurken zihninizde birileri canlanıyorsa; emeğini hafife aldığınız veya "iyiliğiniz için" yaptığı hamleleri eleştiri bombardımanına tuttuğunuz birileri... Durun ve kendinizi yakalayın.
Çünkü o insanın değerini azalttığınızda o kişi eksilmez; siz, sizi daha iyiye taşıyacak olan o itici gücü kaybedersiniz. Kimse, değer görmediği bir tarlayı sonsuza dek sulamaz.
Sizi sizden daha çok düşünenlerin kıymetini bildiğiniz gün, gerçek anlamda kazanmaya başladığınız gündür. Geri kalanı sadece bir "kaybetme arayışıdır."