Tanal: 'kuyruk acısını fırsata çevirmek istediler'
CHP Şanlıurfa Milletvekili Tanal, Mecliste yaralanmasına neden olan kavgayı anlattı
Adalet Bakanlığı'na İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in atanması sonrasında dün TBMM'de gerginlik yaşandı.
AK Partili vekillerle, Gürlek'in atanmasını protesto eden CHP'li vekiller arasında arbede yaşandı.
Burnunda darbe alan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'a ilk müdahale TBMM revirinde yapıldı.
Olayın nasıl gerçekleştiğini sosyal medya hesabı vasıtasıyla anlatan Tanal, Meclis nöbetçi başkanvekili Pervin Buldan iken, görev değişikliği yapılarak Bekir Bozdağ'ın başkanvekilliği görevine getirildiğini belirterek, yaşananların planlı ve organize olduğu öne süren Tanal, Osman Gökçek ve Ali İnci için; 'Olayın gerçek arka planı: Ali ince ve Osman Gökcek’in kuyruk acısını fırsata çevirme çabasıdır.' dedi.
özetle şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ortaya çıkan manzaralar hiçbirimizi memnun etmemiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi kavganın değil, müzakerenin meclisi olmalıdır. Buna karşılık Türkiye’de cumhuriyetimize, demokrasimize ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik saldırılar bardağı taşırmıştır.
Dolayısıyla bu saldırıları yönetenlerin memleketin en önemli ve en güzide bakanlıklarına getirilmesi kamu vicdanını yaralamıştır. Kürsü işgali bu Meclis’te ilk kez yapılan bir eylem değildir. Üstelik çok uzun yıllara dayanmaktadır. Geçmişte, bugün millî görüşün temsilcisi olarak Meclis’te olduğunu iddia edenlerin eski temsilcileri tarafından Meclis kürsüsü defalarca işgal edilmiştir. Bu, demokratik tahammül çerçevesinde değerlendirilmiş bir eylem biçimidir.
Ancak dünkü olayda kamuoyuna yansıtılanın aksine, kürsüyü ilk fiilen işgalli hâle getiren Cumhuriyet Halk Partisi grubu değildir. Grup Başkan Vekilimiz Murat Emir kürsüye doğru ilerlerken, AK Partili milletvekilleri topluca ve eş zamanlı biçimde koşarak kürsünün etrafını kapatmış, kürsü çevresini blokaj altına almıştır. Böylece kürsüyü fiilen işgalli hâle getiren ilk hareket AK Parti grubu tarafından gerçekleştirilmiştir. Yaşanan gerilim bu organize tutumun sonucudur.
Dün Meclis nöbetçi başkanvekili Pervin Buldan iken, görev değişikliği yapılarak Bekir Bozdağ başkanvekilliği görevine getirilmiştir. Bu değişiklik dahi sürecin ne kadar planlı ve organize olduğunun açık göstergesidir. Bugüne kadar Meclis’te en tartışmalı ve hukuka aykırı iş ve işlemlerin altına imza atılan süreçlerde Bekir Bozdağ’ın görevlendirilmiş olması dikkat çekicidir. Dün yaşanan hukuk dışı işlemin içerisinde de organizasyonun bir parçası olarak yer almıştır.
Böyle bir ortamda Meclis Başkanı Bekir Bozdağ’ın, İçtüzük uyarınca görüşmelere ara vermek yerine Adalet Bakanı’nı yemin etmek üzere fiilen kapatılmış olan kürsüye davet etmesi, olayların daha da büyümesine neden olmuştur.
Bu süreçte sistemli bir saldırıya uğradım. Kamuoyunun vicdanına bırakıyorum ki Osman Gökçek ve Mahmut Tanal tek başlarına karşı karşıya kalsalar ne olacağını tahmin etmek zor değildir. Karşımızda çok sayıda kişiyle planlanmış bir müdahale vardı. Bu esnada beni tutanların da etkisiyle dengemi kaybetmem sonrasında çeşitli görüntüler ortaya çıkmıştır.
Ben Türkiye’de demokrasinin ve Atatürk Cumhuriyeti’nin temel ilkelerinin müdafaa ve muhafaza edilmesi için fedakârca çalıştım. Bundan sonra da fedakârca çalışmaya devam edeceğim.
*
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan saldırının Adalet Bakanı’nın yemin töreniyle bir ilgisi yoktur. Bu olayın yemin törenine bağlanması gerçeği perdeleme çabasıdır. Kamuoyunda sanki ben Akın Gürlek’e saldıracakmışım da bu nedenle bana saldırılmış gibi lanse edilen olayın gerçek olmadığı paylaştığımız bu video ile ispatlanmıştır. Ben meclisteki gerginlik sırasında Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ ile konuşuyordum. Kendisine bu gerginlikle yemin edilmeyeceğini ara vermesi gerektiğini beyan ediyorum. O esnada Osman Gökçek denen varlık kendisini haklı çıkartmak amacıyla bana doğru saldırmış, merdivenlerin olduğu yere ittirmiştir. Yani Tam bu esnada, ara verilmesini istediğim esnada fiziki saldırıya uğradım.
Geçmişte Osman Gökçek’e yönelik yaptığım konuşmada, kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili ağır siyasi ve ahlaki eleştirilerde bulundum. “Gırtlağına kadar haram lokma var” sözüm, kamu vicdanını ilgilendiren bu eleştirinin ifadesidir. Ayrıca Ali İnci’nin kardeşiyle ilgili çocuk istismarı davasını Mecliste gündeme getirdim. 14 yaşındaki bir çocuğun hakkını savundum ve bu konunun üzerinin örtülemeyeceğini açıkça ifade ettim. Dün yaşanan saldırı; Osman Gökçek ile Ali İnci’nin, bu iki konu nedeniyle duydukları rahatsızlığın ve birikmiş öfkenin sonucudur. Yemin töreni yalnızca fırsat olarak kullanılmıştır. Sebep yemin değildir. Sebep, yaptığım siyasi ve hukuki eleştirilerdir. Sebep, kamu adına sorduğum sorulardır.''