ŞUTSO'nun Türk Patent ve Marka Kurumuna yaptığı başvuru neticesinde “Şanlıurfa Keten Köyneği Fıstığı” 2022 yılı Eylül ayında coğrafi işaret tescil belgesi almıştı.
Dünya'nın belirli bölgelerde yetişen endemik bir bitki olan Urfa Keten Köyneği Fıstığı, TÜİK verilerine göre ülkemizde %53 oranıyla Şanlıurfa'da üretiliyor.
Peki 'Keten Köyneği' ismi nasıl doğdu.
Merak edilen bu soruyu Mehmet Sadık Alican, Esemkulu köyünden Enver Çoban, aldığı bilgiler doğrultusunda sosyal medya hesabında yanıtladı:
İşte o paylaşım:
''Şanlıurfa merkez Karaköprü ilçesine bağlı Esemkulu köyü en yaşlı fıstık ağaçlarının bulunduğu fıstıklıklarla dolu bir köy.
Urfa'nın varlıklı bir çok ailesinin ve Urfa'nın büyük alimlerinden Buluntu hocanın da bu köyde fıstıklıkları var.
Köy ismini Esem beg denen bir kişiden almış. Esem beg, köy halkının anlattığı üzere; vergileri toplamakla görevli bir kişiymiş, 1600'lü yıllarda köye Adıyaman'dan gelip yerleşen Rışvan aşireti mensupları en küçük kardeşlerini zorunluluk gereği yerleşmesi için Konya'nın Kulu ilçesine göndermişler bu sebeple kardeşlerini unutmamak için Esem ismine Kuluyu ekleyerek Esemkulu demişler.
Köyün çevresinde birçok kaya mezar, şaraphane, sarnıç yer almakta, bu kalıntılar çok eski bir yerleşim yeri olduğunu işaret etmekte.
Köyün güney batısındaki bir tepede bazalt taşların arasında bir kaç tane küçük siniyi andıran özenle yapılmış küçük havuzlar var, köy halkı bundan dolayı burayı "Kefre Sini" (Sinili ta ) olarak adlandırmış.
Bahsi geçen tepenin kuzey yamacında yine köy halkının "Düze mehsere" ( Mahser düzlüğü-Mahzen düzlüğü veya Tim oğlu tepesi ) diye adlandırdığı yerde ise, kayaların üstüne oyulmuş birbirine su yolu ile bağlı büyük leğen ve havuzlar var. Burada eski insanların şarap yaptığı veya zeytin yağı çıkardığı düşünülüyor.
Köyün güney doğusunda ki yüksek tepe de bir türbe bulunmakta, Rahmetli Buluntu Hoca'nın yerini tespit ettiği bu türbeye ziyaret deniliyor, bu türbede Seyyid İbrahim Bin Ahmed El- Rifai Hazretleri yatmakta.
Türbenin eski kitabesi sandukasına konulmuş, yeni tabelasına eski kitabedeki yazının aynısı yazılmış ;
" Burada yatan zat Kanuni Sultan Süleyman 2.Sultan Selim ve Sultan Murat dönemlerinde yaşamış olup 1563 yılında vefat eden Seyyid İbrahim bin Ahmet-er Rufai hazretleridir"
Köyde günümüzde de Buluntu hocaya çok sayğı gösterilmekte olup, her sene Nisan ayının ilk haftası bu türbenin yamacında Buluntu Hocayı anma etkinliği düzenlenmekte.
Köye 1600'lü yıllarda yerleşen Rışvanların büyükleri köye geldiklerinde fıstık ağaçlarının sadece menengüç türettiğini görünce daha evvel İran Horosan'ına gitmiş bir büyüklerinin orada fıstık ağaçlarının aşılandığına şahid olduğunu söylemesi üzerine aşı zamanı oradan aşı getirtmeyi planlamış.
İlk aşıladıkları fıstıklardan verim alınca o fıstığa "Reşvandi" ismini vermişler.
Daha sonraki yollarda Rakka Valisi Rızvan Ahmet Paşa da bu köyden bir fıstıklık almış, bir yaz günü paşanın adamlarından bir beg köye gelirken hava çok sıcak olduğu için üstüne sadece keten bir gömlek giymiş, gömleği bir ağacın dalına takılarak yırtılmış ( keten yırtılınca yırtılan yer tamamen birbirinden kopmayarak lif lif ayrılırmış ) o esnada köylünün biri fıstık toplamaktaymış, begi görünce buyur ederek çatlak ve ince dış kabuğu lif lif ayrılmış fıstıklardan ikram etmiş,
Fıstığın tadı begin çok hoşuna gitmiş, köylüye fıstığın cinsini sorunca, köylü begin yırtılmış keten gömlegini göstererek demiş bu fıstığın cinsi " keten gömlek" tir. Öylece keten köynek tabiri ortaya çıkmış.''
DÜNYANIN EN LEZZETLİ FISTIĞI
Esemkulu fıstığı yağ oranı, aroması bakımından dünya'nın en lezetlı fıstığı olarak nitelendiriliyor. Üst zar kabuğu çok ince az beyazımsıdır, olgunlaşınca o ince kabuk çatlar.
ESEMKULU'DA 150 ANIT AĞAÇ VAR
Esemkulu sevener grubunda ise fıstık ağaçlarının tarihçesi ise şöyle anlatılıyor:
1668 tarihinde bundan 337 yıl önce o zamanki hınısi Mansur olan Adiyaman'dan sürgün edilip Urfa Esemkulu'da mecburi iskana tabi tutulan Rışvanlı aşireti Zırıkan(zırevkan) koluna mensup Osman ve Mehmet şah kardeşler Esemkulu'da iki kişinin kucağına sığmayan bıtım ve menevgiç ağaçları olduğunu görürler.
Daha önceleri hayvancılık ile uğraşıp göçebe hayatı yaşadıklarından dolayi İran Horasan'ında bu ağaçların aşılanmadıkça fıstık tutmayacağını biliyorlar.
Aynı yıl 20 iyi at ve 20 iyi suvari ayarlayıp,ş imdiki bayrak yarışı gibi ilk aşı kalem (çelik) ini alan kalemleri ıslak bir çuvala sarıp,atını dört nala sürerek ikinci, ikinci üçüncü suvariye böylece çok suratlı bir şekilde Urfa Esemkulu'na yetiştirip tüm ağaçlara aşı yapıp kazanç kapısı oluştururlar. Tam 337 yıldır Urfa Esemkulu köyünün geçim kaynağı fıstıktır. Mart ayında ağaç altlarında çıkan fıstık fidanları Türkiye'nin her tarafına dağılmıştır. Böylece fıstık Türkiye'de çoğalmaya başlamıştır. Esemkulu'da kuraklıktan dolayı kuruyan ağaçlar hariç Çevre İl Müdürlüğünün tespit ettiği 150 adet anıt ağaç statüsünde kök çevresi 4 MT.olan ağaç tespit edilmiştir.
Mevcut olan bu ağaçlar biri burda biri orda değil sıralı bahçe olarak dikilen ilk fıstık bahçeleridir.''
Yorumlar
Kalan Karakter: