Şanlıurfa saatli bomba üzerinde

Açar: ' 6 Şubat gibi bir musibetten bin nasihat çıkarımı yapmak gerekirken, maalesef şehrimizde durum değişmedi. Urfa'nın yüzde 60'ı çöküntü konumunda'

06 Şub 2026 - 14:13 YAYINLANMA
Şanlıurfa saatli bomba üzerinde

 'Asrın felaketi' olarak tanımlanan 6 Şubat'ı yaşamış ve bu yüzden hasar almış yapılar 'Saatli bomba' olarak tanımlanıyor. 

Şanlıurfa Şehir Plancıları Odası İl Temsilcisi Mehmet Selim Açar, şehrin % 60'ının çöküntü bölgesi olduğunı ve ömrünü tamamlamış bu yapıların dönüşümüne yönelik kapsamlı ve bütüncül bir Kentsel Dönüşüm ana planı olmadığını vurguladı. 

Açar, yaptığı yazılı açıklamada, 6 Şubat'ın artık takvimde bir yaprak değil, yarım kalan hikâyeler, noktalanmanış cümleler, milyonlarca vatandaş için unutmak istesek bile unutamayacağımız acılar olarak hatırladıklarını söyledi. 

Açar, şu değerlendirmeyi yaptı:

''Elazığ ve Izmir depremleri olunduğunda oda olarak belirttiğimiz durumlar, şehrimizin deprem kuşağında olmadığı depremin olmayacağı anlamına gelmediğini vurgulamıştık. deprem ve afet ana planlarımın bu şehirde noksan olduğu, toplanma alanlarının eksik ve bütüncül olamadığı, afet durumlarında duruma müdahale edecek organizasyonun hazır olmadığı, lojistik açısından eksikliklerin olduğunu belirtmiştik. Gelinen noktada 6 Şubat gibi bir musibetten bin nasihat çıkarımı yapmak gerekirken maalesef şehrimiz özelinde durum değişmemiştir.

ŞANLIURFA OLASI BİR DOĞAL AFETE HAZIRLIKLI DEĞİL

Deprem sonrası yapılan yapılara ve yapılanlara bakıldığında;

Depremde yıkılan yapıların 50-60 yıl öncesinin yapılaşma koşullarıyla tekrar yapılaştığı,

TOKİ'nin ve kırsalda yapılan deprem konutlarının başta yer seçimi olmak üzere Şehircilik ve planlama ilke esaslarından uzak sadece mülkiyet durumuna göre yapılaştığı,

Şehrimizin %60'ının çöküntü bölgesi olduğu ve bu alanların dönüşümüne yönelik kapsamlı ve bütüncül bir Kentsel Dönüşüm ana planı olmadığı, 

Yapılmaya çalışılan kentsel dönüşüm projelerinin lokal, mikro ve beton odaklı olduğu,

Şehrimizin afet riskli yapı stokunun hala tespit edilmediği, mikro bölgeleme yapılmadığı ve risk durumlarının tespit edilmediği, bu durumların planlamalara yansıtılmadığı, haliyle şehrin ve afet riskli yapıların dönüşümü noktasında da bir üst akıl ortaya konulmadığı,

Bilim ve teknik ışığında yaptığımız çalışma ve gözlemlerde şehrimizin deprem, sel, heyelan gibi doğa olaylarına hala hazırlıklı olmadığı durumlarını halkımız ve değerli kamuoyu ile tekrar paylaşıyoruz

Sorumluluk, enkaz oluştuktan sonra değil; yıllar boyunca görmezden gelinen riskler, ertelenen önlemler, hatalı alınan ya da hiç alınmayan kararlarla ilişkilidir.

Deprem sonrası sadece sonuçları değil, bu sonuçlara neden olan kararları, ihmalleri ve tercihler zincirini konuşmak, buna göre başta Şehircilik ilke ve esasları olmak üzere, bilim ve teknik ekseninde yaklaşımlarda bulunmak zorundayız!

Enkaz altında kalan insanlarımıza seslendiğimiz gibi seslenelim. 

Sesimizi duyan var mı?!''

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: