Şanlıurfa çiftçisi onuru için ekecek ama nasıl?

İpar: 'Çiftçi iki arada bir derede. Onurunu kurtarmak için tarlasını boş bırakmayacak, ekecek ama ya bankaya ya da tefeciye borçlanacak.'

19 Oca 2026 - 13:39 YAYINLANMA
Şanlıurfa çiftçisi onuru için ekecek ama nasıl?

Şanlıurfalı çiftçiler Bağ Kur prim borcu nedeniyle kredi kullanmıyor.

Aynı zamanda Hilvan Ziraat Odası Başkanı olan Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Hikmet İpar, sübvansiyonlu kredi talebinde bulunan çiftçilerden Ziraat Bankası veya Tarım Kredi Kooperatifi’nce “Borcu yoktur” yazısı istendiğini söyledi.

Dicle Elektrik A.Ş.'nin de aynı hatayı yapmaya başladığını anlatan İpar, 'Bunu neye dayanarak istiyorlar anlamış değiliz.' dedi.

TARSİM, 'DON' ZARARI VAR DEMEDİ

''Çiftçi aylık olarak bir yerlerden maaş alan memur değil ki düzenli olarak borcunu ödesin.'' diyen İpar,  yöre üreticilerinin yaşadığı çıkmazı şöyle özetledi:

''Üretici borcunu ödeyebilse zaten krediye başvurmaz. Kuru tarım yapanlar güzün ekimi yapıyor, yazın başlarında kaldırıyor. O zaman biraz parası kalıyor, o da kış ve bahar ayları kurak geçmemişse. Aylık isteniyor, yıllıkta verebiliyorsunuz ama önceden peşin yatırmanız gerekiyor. Zaten öyle bir şansı olsa parayı bir yerde değerlendirir ve yatırır. Bu da mantıklı değil. Bir dönem bize 'ekilmedik bir karış toprak bırakmayın' dendi. Ancak Şanlıurfa çiftçisi şu anda arazisini ekemiyor. Çünkü girdi maliyetleri çok yüksek ve harcadığı emeğin karşılığını alamıyor.

Çiftçi geçen yıl para kazanamadı. Para kazanamadığı gibi kuraklık, don ve dolu yağışından zarar gördüğü için ürün de kaldıramadı. Ürün sigortası yaptıranlar da TARSİM'in uygulamasından dolayı hayal kırıklığı yaşadı. 'Hava sıcaklığı sıfırın altına düşmediği için biz burayı TARSİM kapsamına almıyoruz' dediler.  Oysa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü personeliyle birlikte tespitlerimizi yapmıştık. Don zararı var, açıkça ortada ancak TARSİM eksperleri don zararı var demiyor.

Don özellikle ağaçlarda olumsuz etki yarattı. Ağacın üstündeki meyveye bakıyorsunuz, küçücük ama kurumuş. Bu zarar değil mi, bu meyve gelişir mi? Evet zarar ve bu meyve gelişmez deniliyor ama dondan kaynaklı denmiyor. Aşırı soğuk deniyor. Aşırı soğuk havanın karşılığı don değil midir?

Poliçede aşırı soğuk diye bir tanımlama olmadığı için ürün sigortası yaptıran çiftçi zararını karşılama imkanı bulamadı.

Fotoğraf açıklaması yok.

1,5 MİLYON DÖNÜM ARAZİDE CİDDİ HASAR OLUŞTU 

Kuraklıkla don arasında bir de dolu felaketiyle karşılaştık. Bozova, Halfeti,  Hilvan ve Siverek sınırına kadar olan bölge dondan zarar gördü.

Bölgemiz kuraklıktan ise çok kötü şekilde etkilendi. Geçmiş yıllarda da zaman zaman kuraklıkla karşılaştık, bu anlamda riskli bir bölgeyiz ancak böylesi bir durumla hiç karşılaşmamıştık.

Ayrıca son 40-50 yılın en sıcak yazını yaşadık. Kuru tarımın yapıldığı 1 milyon 600 bin dönüm arazide ciddi bir hasar oluştu.

Çiftçimiz diğer ürünlerde de para kazanamadı, fiyat istikrarsızlığıyla karşılaştı.

Sulama projeleri bitirilseydi, kuraklığa karşı bir kalkan işlevi görebilirdi.

Sulu tarım yapan üreticilerimiz açısından da 2025 yılı kötü geçti. Ürettiği ürünü istediği fiyattan satamadı.

ÇİFTÇİ ONURUNU KURTARMAK İÇİN EKMEK ZORUNDA

Bizim bölgede kimse arazisi boşta bırakmaz. Çünkü bizde bu onursal bir konudur. Bunu her zaman söylüyoruz, çiftçi kar da zarar da etse tarlasını ekmek zorunda  Girdileri karşılayamadığı zaman gidebileceği tek yer çiftçinin dostu dediğimiz Ziraat Bankasıdır. Sübyansiyonlu kredi dediğimiz şey ise devletin tarımsal kredi borcunun yarısını karşıladığı kredilerdir. Banka SGK borcu olmadığına dair yazı istediği zaman sıcak parası olmayan çiftçi bu kez başka bir yere borçlanacak. Birikmiş SGK borçları bir çiftçinin ödeyebileceği rakamların çok çok üstünde. ziraat Odasına kayıtlı olduğu günden beri SGK borcunun ödememiş çiftçilerimiz var, dolayısıyla bir borçların da yeniden yapılandırılması lazım. 

Çiftçi iki arada bir derede kaldı. Onurunu kurtarmak için tarlasını boş bırakmayacak, ekecek ama ya bankaya ya da tefeciye borçlanmış olacak.  

Borç ertelemesinin yanında Ziraat Bankası tarafından faizsiz ödenen 300 bin liralık bir miktar var. Bunu alıyoruz ancak girdilerdeki yüksek enflasyona rağmen 3 yıldır bunda bir artış olmadı. 

ÖLÜMÜ GÖSTERDİLER, SITMAYA RAZI ETTİLER

Biz böyle bir dönemde çiftçinin aldığı kredi borçlarının ertelenmesini bekliyorduk. Kuraklıkla ilgili durumu anlatırken, bu taleplerimizi de hükümete bildirdik, hiç olmazsa bir yıl erteleyin dedik. Bu konuda olumlu bir karar beklerken, bir de baktık;  Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle çiftçilere kullandırılan sübvansiyonlu kredilerde faiz indirimi oranları düşürüldü. Tepkimizi ortaya koyduk, Genel Başkanımız Bakan beyle görüştü, sonrasında geri adım atıldı. Ancak talebimizi karşılamış olmadık. Bize ölümü gösterdiler, sıtmaya razı ettiler. 

Biz olan biteni, 'Sübvansiyonluk kredi artık vermeyeceğiz' diye anlıyoruz. 

Tarımda çalışan insanları bizim ayakta tutmamız lazım. Yavaş yavaş köyleri terketmeye başladılar.

GENÇLERİ KÖYDE TUTAMIYORUZ

Türkiye genelinde çiftçinin yaş ortalaması 59. Bu çok yüksek bir rakam.  Gençlerimizi köylerde tutamıyoruz. Hal böyleyken biz tarımı baltalaya baltalaya gidersek, şehirlerde işsizlik ordusunun oluşturmuş olacağız.

Bizim rekolteyi, daha kaliteli ürün elde etmeyi ve verimi arttırmayı konuşmamız gerekirken; faizler artıyor, SGK'dan borcu yoktur kağıdı isteniyor' gibi konuları konuşuyoruz.

Şanlıurfa Pamuk Zirvesi geçtiğimiz yıl Valimiz Sayın Hasan Şıldak Başkanlığında yapılmıştı. SOnuç bildirgesi hazırlamak üzere toplandık. Pamuğun iyi toplatılması, kalitesinin ve dekoltesinin yükseltilmesi, tekstilde kaliteye olumsuz yansımaması için elyaflı maddelerin kullanılmaması, biçerdöverlerin belli saatlerde biçim yapması gibi bir çok konu başlığını ele aldık. Bunların hepsinin olması gerekiyor, peki bunları yaptırmamız gereken çiftçi şu anda pamukta para kazanamıyor. Para kazanamadığı zaman bunların hiç birini çiftçiye yaptıramazsınız''

 

 

(Güncellendi)

Kaynak :
Baraj gazetesi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: