Özel: Mürşitpınar Sınır Kapısı açılmalı
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ı partisinin genel merkezinde kabul etti. Özel,”Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın insani yardımlarla sınırlı olmak üzere açılmasını ve tüm yardımların buradan ulaştırılmasını önemli görüyoruz.”dedi.
CHP lideri Özel’e, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Grup Başkanvekili Murat Emir eşlik etti.
“TÜRKİYE’NİN BARIŞIYLA SURİYE’NİN BARIŞINI İÇ İÇE GÖRÜYORUZ”
Özel, şunları kaydetti:“Bir kez daha ifade etmek isteriz ki siyaset konuşmak için ve çözüm üretmek için yapılır. Siyaset, ayrılıklar, kavgalar, çatışmalar üzerinden değil; barış, kardeşlik ve dostluk üzerinden yarınları kurmak için yapılır. Biz Türkiye’de süreç başladığı andan itibaren ve Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğimiz tüm süreçlerde Türkiye’nin barışıyla Suriye’nin barışını iç içe gördük. Bunun dışında bir şeyi düşünmek, tahayyül etmek, planlamak zaten akıl ve mantıkla bağdaşır bir durum değildir. Suriye’de bir an önce istikrarın sağlanmasından; Suriye’de hem Türkmenleri, hem Arapları, hem Kürtleri, hem Dürzileri, hem Alevileri kapsayıp anayasal güvence altına alan ve Suriye’de barışı hakim kılan bir çözümden yana olduk. Bu durum Türkiye’nin barışına da katkı sağlayacaktır. Daha önce de söyledim. Ortada bir sınır çizgisinin olması, iki taraftaki kardeşliği ortadan kaldırmıyor. Sınırın iki yanında akrabalar yaşadığı gibi Türkmenlerin de Kürtlerin de Arapların da her birimizin akrabaları olduğunu ve onlarla aramızda oluşabilecek hukukun sadece kardeşlik hukuku olduğunu görmemiz lazım. Türkiye’de 6 - 8 milyon Arap yaşıyor ama zaman zaman işte Suriye’deki karışıklıklar, onun yarattığı iç göç Türkiye’deki sığınmacı problemleri yüzünden sanki bir Arap düşmanlığı yükseliyor. Türkiye’de Kürt kardeşlerimiz hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu unsurları olarak birlikte yaşıyoruz. Ama işler yolunda giderken kardeşlikten bahsedenler, birazcık ortalık karışınca gerçek yüzlerini gösteriyorlar. Biraz önce Sayın Genel Başkanın da bahsettiği gibi bir nefret söylemine varan, Kürtleri kıracak, onları rencide edecek bir dil kullanıyorlar. Bunların tamamını reddediyoruz.
“HERKES CESARETLE İNİSİYATİF ALMALI”
Biz burada iki Eş Genel Başkan, bir Genel Başkan yan yana duruyoruz. Burada bir Türk, bir Arap, bir Kürt var. Ama hepimiz biz kardeşiz. Bizim ürettiğimiz siyaset düşmanlık üretemez. Düşmanlık üzerinden, gerilim üzerinden beslenemez. Sadece şu soruyu sormak gerekir; Ben her gün güne başlarken kendime bu soruyu soruyorum. Bu oyunda kazanan İngilizler, Amerikalılar, İsrailliler mi olmalı? Yoksa bu oyunda kazanan Kürtler, Türkler, Araplar, Aleviler, Dürziler mi olmalı? Niye kilometrelerce ötede ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmayan, ömürleri boyunca dünyanın neresinde petrol varsa, neresinde maden varsa, neresinde sömürülecek bir şey varsa oraları sömürmüş olanlar buradan yine kazançlı çıksın? Barışı sağlayalım, kardeşliği sağlayalım, demokrasiyi sağlayalım. Biz kazanalım bir sefer de. Bunun yolu herkesin cesaretle inisiyatif almasından geçiyor.”
“DİYALOĞU VE ÇÖZÜMÜ ÖN PLANA ALMAK GEREKİYOR”
“Suriye’de diyaloğu ve çözümü ön plana almak gerekiyor” diyen Özel, şunları kaydetti:“Öncelikle Suriye’deki gelişmeler ve şu anda Suriye’de yaşanan insanlık dramını dikkatle ve endişeyle takip ediyoruz. Bir yandan Türkiye’den yardım konvoylarının çıkmış olmasını, Halep üzerinden Ayn el-Arab’a, Kobane’ye ulaştırılıyor olmasını olumlu görüyoruz. Ama orayı bu hale kim getirdi bir de ona bakmak lazım. Orada bir takım selefi yapılara yol verip de ondan sonra orada şehirler kuşatılınca, elektrikler kesilince, beş tane çocuk soğuktan donunca, insanlar açlığa sürüklenince buradan yardım TIR’ları yollamak yerine, bunlara sebebiyet verecek kargaşaya imkân tanımayıp, hep söylediğimiz gibi diyaloğu ve çözümü ön plana almak gerekiyor Suriye’de de. Ama bir yandan da şunu söylemek lazım. Şehirlerin kuşatıldığı zamanda gidecek bu yardımlar doğru yere mi ulaşacak? Yoksa başkalarının eline mi geçecek? Bundan dolayı da endişeliyiz. Bu sırada içeride de görüşmede de konuştuk. Bu yardımların Öncüpınar’dan Halep’e, Halep’ten Ayn el-Arab’a, Kobane’ye ulaştırılmasının dışında çok daha pratik, lojistik olarak da aklın gereği olan, çok daha garanti bir yol var. Mürşitpınar Sınır Kapımız var. Mürşitpınar Sınır Kapısı açıldığında zaten yardımlar ulaşması gereken yere ulaşıyor. Bir kuşatmayı geçmek zorunda kalmaksızın. Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın insani yardımlarla sınırlı olmak üzere açılmasını ve tüm yardımların buradan ulaştırılmasını önemli görüyoruz.”
“ATEŞKESE TAM OLARAK UYULMALIDIR”
“Diyarbakır Kent Konseyi’nin, Sanayi ve Ticaret Odası’nın, akademik odaların oluşturduğu Kent Konseyi’nin girişimlerini dikkatle takip ediyoruz. Orayla da diyalog halindeyiz. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimiz yardım ulaştırmak istiyorlar. Bu konuyla ilgili bir koordinasyonun sağlanması noktasında hem Sosyal Demokrat Belediyeler Eşgüdüm Konseyi’mizi, SODEMBEK’i, hem de Türkiye Belediyeler Birliği’nin değerli Başkanı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımızı Vahap Seçer’i konuyla ilgili bugün içinde arayacağım. Bunların koordine edilmesi lazım. Bir yandan da yeni bir felaketin, yeni kötü haberlerin gelmemesi için ateşkesin mümkün olduğu kadar tam olarak uyulmasını, sonuç alınana kadar uzatılmasını, ateşkeste geçen sürenin bir savaşa tahkimat yapmak değil; barış için diplomasi yapmak için kullanılması gerektiğini ifade ediyoruz Suriye’de.”
“KOMİSYON, YANIT ARAMALI”
“Ayrıca Suriye’nin barışıyla birlikte Türkiye’de de bir süreç yürüyor. Komisyonumuz şu anda ki iki değerli üyesi Gülistan Hanım ve Murat Emir Bey partimiz ve DEM Parti adına komisyonda da görev yapıyorlar. Grup Başkanvekillerinden oluşan dar grupta da görev yapıyorlar. Komisyon raporu yazma aşamasındadır. Ancak Suriye’deki bu karışıklıklar, hem çokça söylendiği gibi yani bu önermeye kim ne diyebilir? ‘Suriye’de savaş varken, Suriye’de barışın sağlanması kalıcı barışı sağlanması nasıl mümkün olacak?’ sorularına komisyonun da kendi iç çalışmalarında yanıt araması gerekmektedir. Suriye konusunda da komisyonun yapıcı katkı sağlamasını önemsiyoruz. Tabii komisyonun görev sorumluluk alanları, çalışma sınırları bellidir. Ancak komisyon, komisyonu oluşturan partiler hem grup başkanvekilleriyle beş kişilik bir heyette Sayın Meclis Başkanıyla kendi gündemine hakimdir komisyon. Partilerle iletişim halinde. Suriye'de yaşananlarla ilgili de komisyonun gözetici, kollayıcı, barıştan, diplomasiden yana taraf olan ve Suriye’deki bazı kararlar alınırsa ki, geçen sene imzalanan protokolün bu sene hayata geçmesini son derece önemsiyorduk. Bu açıdan Suriye’nin kalıcı barışına katkı sağlamak için komisyon, ki Meclis’teki partilerden oluşmuştur, inisiyatif almasını, çalışmalar yapmasını önemsiyoruz. Bu konuda da arkadaşlarımız gündemlerine alacaklar. Komisyon gündeminde tartışacaklar.”